28 Kasım 2016 Pazartesi

Okuyan Karga: Okuyordum Ya Ben!

Selam Sevgili Okur,
Epeydir okul yazısı yazmadığımı fark ettim ve ankette en çok istek gelen türlerden birisi de bu olunca yazayım dedim.
Okul nasıl gidiyor? 
Neler yapıyorum?
Alıştım mı?

27 Kasım 2016 Pazar

Şipşak, Hızlı Yazılar: Gümlüğümsü #2

Yer çekimi olmayan bir boşlukta parende atıyormuş gibi hissediyorum kendimi.
Şikayet etmekten yoruldum. Boş kaldıkça hobi olarak şikayet eder olmuşum çünkü. Hoş bir şey değil bu. Hayattan keyif alıyorum aslında ama bu keyif almanın sürekli olmasını istemek mi çok büyük bir beklenti acaba? Bilmiyorum.
Bir şeylere ilgim ölüyor sonra tekrar canlanıyor ve sonra tekrar ölüyor. Nedenini sorma, henüz bilmiyorum ama araştırıyorum.

24 Kasım 2016 Perşembe

Şipşak, Hızlı Yazılar: Günlüğümsü

(Çeviri vol.2)
Sosyal hayatım tam rayına oturduğu sırada geceleri kabus görmemi açıklayabilir mi biri bana? Dilim damağım birbirine yapışmış bir şekilde uykudan fırlıyorum ve kabusun etkisi geçinceye kadar birkaç saat kendimi sakinleştirmek için çabalayıp duruyorum. Gördüğüm kabus o kadar inandırıcıydı ki gün içinde halen kendimi ikna etmeye çalışıyordum. Garip...
Osho'nun Cesaret kitabını bitirdim geçenlerde. Boş vaktim olduğu bir zaman burada yazısını yazacağım ayrıntılıca ama şimdilik günlüğümsü yazılar yazabilecek kadar vaktim var sadece.

22 Kasım 2016 Salı

Sosyal Mevzular #2 Cici Kız

Selam Sevgili Okur,
Sana bugün bir kız grubundan bahsedeceğim. Hani şu herkesin "aman şöyle hanımfendi" "aman böyle becerikli" "aman böyle sevimli(kişilik anlamında)" dedikleri belli bir kız grubu vardır ya Okurcum, işte ben de o kız grubunun bir üyesiyim: Cici Kızlar. Senelerdir ekmeğini yediğim halen de yemeye devam ettiğim bir nevi tarikat gibi bir şey bu. Üyesi olmak öyle her yiğit kızımızın harcı değil, çünkü kuralları çok acımasız. Afedersiniz, hayatınızın içine bile edebilir.
Bu tarikata üyelik için ne belirli bir seçim kurulu ne de belirli bir seromoni alanı var. Tamamen organik şartlarda geçirdiğiniz belli başlı bazı sınavlara şahit olan +40 görmüş geçirmiş(!) bayan grubu tarafından etrafta adınızın yukarıda tanımda kullandığım övgülerle kullanılıyor olması üyeliğinizin kabul edildiği anlamına gelir.

21 Kasım 2016 Pazartesi

Neler Mi Yaptım?

Kargaa, Kargaa
Gaak dee-di.
Aç şu bılooğa baak dee-di.
Açtım, baktım bı-looğa,
Şu Karga ne uu-ka-la.
(Tabii ki de saçma bir şarkıya sansür uygulayarak yayınlayacağım. Kimmiş de Karga'ya budala diyorlarmış onlar?!)

Selam Sevgili Okur,

16 Kasım 2016 Çarşamba

Mazi Kalbimde Yara Değil Damağımda Güzel Bir Tat'dır.

(Senelerce bu iki kızı ikiz sanıyordum. Daha şimdi öğrendim ikiz olmadıklarını. Yaşadığım şoku sen düşün :D )
Yıl 2006-2007. 9-10 yaşlarındaydım. Japon Pop'u benim için hayaller ve heyecan demekti. Hatta şarkıcı olmak istiyordum o zamanlar. Her şey bir oyun gibi eğlenceliydi gözümde. Daha sonra Big Bang çıkış yaptı Güney Kore'de, hayaller dalga dalga büyüdü. Ne zaman realite sardı zihnimi de gerçek hayat hakkında olası olmayan hayalleri kurarak mutlu olmayı unuttum bilmiyorum. Üzüldüğümden dolayı değil yahu, geçmişin ağızda bıraktığı tatlı histen dolayı duyulan bir özlem diyelim biz bu hissettiklerime.
Bir tane de Big Bang'in eski şarkısı bırakayım buraya. Belki dinlersin :)

Anlamadığım ne biliyor musun Okurcum, nasıl oluyor da aşağıdaki video 10 yaşındaki bir çocuğun bağrına öküz oturtabiliyor? Küçük kardeşim var bu yaşlarda, o da benzerlerini yaşıyor mu acaba? Hahah, eğlendim valla yaa :D
Sevgiler
Kız

15 Kasım 2016 Salı

Eylemden Öte: Düşmek

Erkek mi kadın mı olduğu belli olmayan birisi oldukça hızlı bir şekilde koşuyor, bir süre koştuktan sonra ayakları birbirine dolanıyor ve yere kapaklanıyor. Tekrar kalkıyor ve koşmaya devam ediyor, bu sefer daha kısa sürede düşüyor. Çabucak tekrar kalkıyor ve koşmaya devam ediyor hızı biraz azalmış bir şekilde. Giderek yaklaşıyor ve bir kadın olduğunu seçebilir duruma geliyorsun. Tam o anda tekrar yere kapaklanıyor. Kadının sinirlendiğini farkediyorsun. Hem düşmekten hem de koşmaktan yorulmuş olduğunu düşünüyorsun, tekrar ayağa kalkarken biraz daha yavaş hareket ettiğini hissetmene sebep oluyor bu düşüncen. Kadın daha hafif tempoda devam ediyor koşmaya. "Artık.." diyorsun "düşmez herhalde." ama yanıldığını anlaman uzun sürmüyor kadının yorgunluktan ağırlaşan bedeni yerle kavuşmak ister gibi tekrar düşmesine sebep oluyor. Yavaş hareketlerle doğrulan kadının el ve dizlerindeki küçük yaraları farkediyorsun. Sonra da bu ellerin titrediğini ve yaralı ellerden birisinin yumruk haline gelip ceketi avuç içine bastırırken diğerinin göz yaşlarını silmek için yüze gittiğini görüyorsun.
Arkanı dönüyorsun. Küçümser bir şekilde gülerek "Aptal" diyor ve koşmaya başlıyorsun. Fazla vakit geçmeden yere kapaklanıyorsun...


Sevgiler
Karga

12 Kasım 2016 Cumartesi

Vakit Yok!(Mu Acaba?)

Yapılacaklar uğruna ertelenen istekler, sürekli vakitsizlikten yakınan bir birey. Çalışılması gereken derslerden dolayı sürekli olarak isteklerimi erteliyorum, mesela resim çizmek, Japonca çalışmak, kitap okumak, anime ve dizi izlemek istiyorum. Şarkı, makale ya da daha doğrusu ingilizce herhangi bir şeyi tercüme etmek istiyorum. Duyduğum Çin lokantasındaki yemekleri denemek istiyorum. En çok da yazı yazmak istiyorum. Saat kısıtlaması olmadan bu saydıklarımdan birisini doyasıya yapmak istiyorum. Ama ya çalışacak dersim olmasaydı? Ya sınırsızca vaktim olsaydı? Yine de bütün bu isteklerim var olacak mıydı? Pek sanmıyorum. Zaten ben değil miydim asıl zevkli olanın yoğunluk arasında vakit ayırıp istekleri yapmak olduğunu söyleyen. Doğru söylemişim. Tamam o zaman, bunu uygulamaya geçelim. Gereklilikler arasına istediğim ve eğlendiğim uğraşları da sıkıştırayım. Bakalım ne kadarını yapabileceğim.

Hayallerimiz ve Biz -Mim-

Deep bu mimi yaparken "Bu mimi en yeni arkadaşlarıma gönderiyoruum. Onlar biliyoooo kendisilerinii." yazmıştı ve ben de biraz yüzsüzlük edip üstüme alındım açıkçası :D
Deep! Kanki demiştin sen bana değil mi yaa, yanlış hatırlamıyorumdur umarım :D
Deep'in mim yazısı için tık tık (Edit: Deep, mim yazılarını daha sonra sildiği için yazı mevcut değil maalesef, var işte o mim. Lafıma güven sen :D )
Deep'in bloğu için tık tık
(Deep mimi yayınladıktan kısa bir süre sonra yazmıştım bu yazıyı ama yayınlama fırsatım olmadı maalesef. Bugüne kısmetmiş :) )

1. Hayal kurmaktan hoşlandığınız bir yer veya zaman dilimi var mı?
Pek ayırt etmiyorum ama belki kendimi hayal kurarken en çok bulduğum zaman dilimini söyleyebilirim:kitap okurken. Kitabın içinden bir kesit beni bir anda hayallere daldırabilir ve bu yüzden pek çok defa aynı sayfaları tekrar okumak zorunda kaldığım olmuştur.

8 Kasım 2016 Salı

Hayat Tesadüflere Gebe

Yaşadığım durumu kelimelere dökmekte zorlanıyorum, nasıl bir şok yaşadım anlatamam :D
Ah Sevgili Okur selam vermedim hemen konuya daldım, kusura bakma. Selamlar :) Cuma gününe kadar yeni yazı giremiyeceğimi düşünüyordum ama bugün yaşadığımı anlatmazsam çatlardım sanırım. D&R'a gittim bugün ve çok satanlar kısmında bu kitapla karşılaştım.

6 Kasım 2016 Pazar

Motivasyon Şeysileri

Taze günler, yeni başlangıçlar...
Selam Sevgili Okur,
Kafa patlattığım fizik vize derdinin ardından imha işlemine devam ediyorum, kafamdaki ve çevremdeki olumsuzlukları imha ediyorum(önce kafamı imha ettim tabii ki.) Bunlarla beraber aldığım kararlar da oldu. Bunlardan biri: Erken kalkmak. Sonuçta her 24 saatte yeni bir güne merhaba diyoruz. Ben artık daha erken merhaba deme kararı aldım ve artık sabahları saat 6'da kalkmaya başlayacağım, hatta başladım bile; tam da bugün. Erkenden kalkıp havanın mis kokusunu içime çektim, birkaç işimi halletim ve kahvaltı hazırlayıp blog yazmaya koyuldum. Biliyor musun aslında deli gibi uykum olurdu bu saatte uyandığımda ama bu erken uyanma kararını almama sebep olan video öyle güzel motive etti ki beni. Hemen aşağıya da ekliyorum o videoyu:
Erken kalkmayı alışkanlık haline getirmeye çalışırken birkaç tane daha alışkanlık hedefim var. Bakalım yapabilecek miyim :)
(Bu aralar beni motive eden bir diğer şey ise bu şarkı. Karamsar gibi başlayıp neşeli bir tınıyla devam etmesi çok hoşuma gidiyor. Henüz manasına bakmadım, bakınca onu da eklerim :) )

Sevgiler
Kız

2 Kasım 2016 Çarşamba

Döşeğimin Altındaki Bezelye(!)

Zorluklardan, sıkıntılardan sürekli yakınmak boşa. Eğer insanı bir şey rahatsız ediyorsa ya onu çözmeye ya da görmezden gelmeye çalışmalı, bunu öğrenmeli. Sıkıntılar her zaman var olacak, bunların varlığında da eğlenmeyi başarabilmeli, mutlu olmayı.
Herkesin sıkıntısı kendine büyük, sıkıntıları başkalarınınki ile kıyaslayıp derdi küçük görmemeli; küçük bir çocuk kırılan oyuncağı için kıyameti koparır ama annesi ölen bir çocukla kendini kıyaslamaz. Neden mi? O çocuk oyuncağının derdini unutup sürekli annesini kaybetme korkusuyla yaşamak istemez. Bu tercihi bilinçli olarak yapmaz belki ama daha büyük derdi düşünmek istemez.