30 Ekim 2016 Pazar

İnziva Mı Demiştim?

Kafamdaki düşünceler bulut bulut oldu, birleştirip toparlayayım deyip elimi atınca dağılıveriyorlar. Hahah, sinirlerim çok bozuldu...
İnzivaya mı çekiliyorum demiştim? Kiim, ben mii? Yok daha neler. Arkadaş, içim huzursuz benim, nereye çekiliyorum?
Derdim, sıkıntım yok demiştim değil mi? Varmış sanırım, fazla arka plana ittiğim ama zamanı geldikçe ortaya yavaş yavaş çıkan sıkıntılar avuçlarını birbirine sürterek kıkırdıyorlar. Elimdeki haydarı onlara doğru savurunca da karanlık köşelerine kaçıyorlar.
Neden çok neşeli ve mutluyum biliyor musun? Sıkıntıları, dertleri bir şeylerle örtüp bastırdığımdan, boğduğumdan dolayı ama, sıkıntıların yaşamak için oksijene ihtiyaçları yok maalesef. Sanırım yine aralarından birkaç tanesini seçip asitle çözmem gerekecek yenilerine yer açabilmek için...
Belirsizliği kabul edebilirim en azından tutunabildiğim bir kesinlik varken.
Çaresizliği dert etmeyebilirim çare bulmaya yetecek umudum varken.
Yanlış anlaşılmayı dert etmeyebilirim kendimden emin olabiliyorken.
Ancak, hiçbir şey yokmuş gibi davranamam kafamın içi dağınıkken.
Darılabilirim karşımdaki düşünmeden konuşuyorken,
Ya da kendi kendime manalar türetebilirim ucu açık cümleler sarf ediliyorken.
Belki tek istediğim bir nebze yalnızlık ancak, onu da istemem düzgün düşünemiyorken.

Hayatımdaki dertlerden, iç sıkıntımdan, kafama taktığım şeylerden ya da aşktan bahsettiğimde gram ciddiye alınmıyormuşum gibi hissediyorum. Bir şeyleri eleştirdiğimde ya da bilmiş bilmiş konuştuğumda daha fazla ciddiye alınıyorum ama. Çok gülünç. Bir konudaki düşüncelerimi olduğu gibi ortaya dökmek yerine sınıflandırma yaparak, onu bunu yerin dibine sokarak konuşmak neden bu kadar kıymetli? İnsanlar neden birbirini eleştirmeyi bu kadar çok seviyor, özellikle de bunu şov haline getirerek ulu orta yapmayı?
Beynim kalpmiş gibi atıyor, acaba dokularıma bilgi mi pompalamaya çalışıyor? Sanırım iletim sırasında bir kesinti var çünkü dilime bir türlü bilgi ulaşmıyor. Ya da belki dilim boş konuşma enfeksiyonu kapmıştır, çünkü herkes bilir bu enfeksiyonun beyin iletim yollarını tıkadığını.
Kim bilir?
80 bilir...
Şuan kafamdakilerin bir kısmını olduğu gibi yazayım mı?
Lecter'ı deli gibi özlüyorum ama o bir mesajı bile çok görüyor bana.
Fizik sınavına 1 haftam var ama hiçbir halt bilmiyorum ve sınavı geçemeyeceğim diye deli gibi gerginim. Çalışsam bile yapamazmışım gibi hissediyorum.
Japonca hiragana çalışmak istiyorum ve buna ihtiyacım var ama fizik ya da matematik yerine Japonca çalışmak bana suçluluk hissettireceği için çalışamıyorum.
Evimi çok özledim, anneme sarılmayı özledim. Babama çok sarılmam normalde ama vedalaşırkenki sarılmamdan sonra babama sarılmayı da özledim. Küçük kardeşlerimi de özledim. Ve artırıyorum araba sürmeyi de özledim. Bok var gibi bu özlemlerin yanına bu salakça özlemi de sıkıştırdım ama araba sürünce rahatlıyorum bilmem yeterli bir sebep mi bu senin için.
Bağıra bağıra şarkı söylemek istiyorum.
Dertlerimi duyunca insanların sidik yarıştırma çabasına girmesi beni deli ediyor.
Vesaire
Vesaire
Vesaire
.
.
.
.

Selametle,
Kız

29 Ekim 2016 Cumartesi

Karga Gak Dedi, Kız Gık Bile Diyemedi...


Blog okuyamıyorum, yazı yazmaya başlıyorum ama bir türlü tamamlayamıyorum kelimeler tükeniyor, bir derdim ya da sıkıntım yok çok şükür ama nedense bu dediğim iki eylemi yapamıyorum bir türlü. Kaç defa elim klavyeye gittiyse de yarım yazılardan öteye gidemedim. Dert yanma niyetinde değilim, sadece neden yazamadığımı ve neden okuyamadığımı anlamıyorum. Tıkanınca fazla zorlamaya da gelmiyor insan, bilirsin. Bir süre inzivaya çekiliyorum, sanırım düşüncelerimde biraz daha derine inmem lazım ama kürkçü dükkanına geri döneceğim, havalar soğuyor sonuçta(bir deyim işte böyle katledilir).

24 Ekim 2016 Pazartesi

Şipşak, Hızlı Yazılar: Formül Ezberlemenin Yan Etkileri

Ben böyle yoğunken daha fazla yazı yazıyorum sanki Okurcum yaa. Selamlar.
Kafam bir milyon: analitik kimyadan yığınla formül ezberlerken, bu ezberci sistemin daha nereye kadar gideceğini ve acaba sistemin(dünya genelinde böyle diye düşünüyorum, çünkü aynı konular) gerçekten başarılı olup olmadığını sorguluyorum. Biliyorum bunu sorgulamak için yanlış bir zamanlama(vizeden bir gün önce) ama beyin bu, düşünüyor işte; işini yapıyor kerata.

23 Ekim 2016 Pazar

Şipşak, Hızlı Yazılar: Pazar Günü Cuma Şarkısı Dinlemek

Az buçuk blog okuyabiliyorum, onu da dersten kaçmak için yapıyorum. Beh. Döneceğim bir iki güne. Boş bırakmayayım buraları dedim(yine).
Şuan ne psikolojisindeyim biliyor musun: The Cure'un Friday I'm In Love şarkısının. Böyle oturup günlere hakaret edesim, aralarından biriyle aşk yaşayasım falan var. Hayır tabii ki de ne alaka. Saçma bir şarkının hissettirdiği saçma ruh halindeyim demek istiyorum, yoksa pazar günündeyiz biliyoream yane~~
(Şarkıya saçma dedim ama çok severim bu şarkıyı ve şimdi de bir ironi daha eklendi ironilerinden kurtulamadığım lapa kıvamındaki hayatıma.)

19 Ekim 2016 Çarşamba

Şipşak, Hızlı Yazılar: Son Zamanlardaki Mutluluk Kaynaklarım

Selam Sevgili Okur,
Şikayetlenmekten sıkıldım. Bu yazıda şikayetlenmeyeceğim. Zaten aceleyle yazdığım, kısa bir yazı olacak bu sebeple şu 2 satırı şikayetletle doldurup tat kaçırmak istemedim. Zaten, kötü bir şeyi fazla anmak işin içinden çıkmayı kolaylaştırmıyor.
Nasılsın?
Beni sorarsan iyi diyelim iyi olalım :)
Sürekli sinirimi bozan şeyleri sıralıyorum ya, beni bu aralar mutlu eden şeyleri sıralayayım dedim. İnsanın kendini mutlu eden şeyleri hatırlaması gerek :)

18 Ekim 2016 Salı

Şipşak, Hızlı Yazılar: Ne İdiği Belirsiz Yazı

Sinir krizleri, ağlamaktan gözlerimin kızardığı günlerden birisi daha.
Kafam allak bullak, zaten kafam ne zaman böyle olsa ruh halim yamuluveriyor ya.
Etraftaki insanların mutlulukları bile batar oluveriyor gözüme.
"Sevinilecek ne var ki bu hayatta?"

16 Ekim 2016 Pazar

2'li Film Lakırdısı

Selam Sevgili Okur,
Geçen 6'lı iken şimdi neden 2'li Film Lakırdısı diye sorabilirsin, hemen açıklayayım: 6'lı Film Lakırdısı yazısında oldukça uzun bir sürede izlediğim filmleri kenarda biriktirerek yazma kararımdan dolayı 6'lı yaptım ama bu yazıda öyle yapmayacağım çünkü izlediğim filmlerden bir tık daha uzun bahsedeceğim ayrıca epeyce beğendiğim bu iki filmi biran önce yazmak istedim; 6 film izleyinceye kadar beklemek istemedim :D
Bugün bahsedeceğim iki film:
- The Wind Rises(Ghibli Stüdyo(Japonya) yapımı drama-romantik anime)
- It's Kind Of A Funny Story(Amerikan yapımı komedi filmi)(Google'da drama-romantik yazıyor ama tabi sen bilirsin yine. Bence komedi filmiydi çünkü :D )

14 Ekim 2016 Cuma

Seni En Etkileyen Hikaye? -Mim-

Selam Sevgili Okur,
Nabrut beni teee Haziran'da şu yazısında mimlemişti amma velakin ben bir türlü oturup da yapamadım bu mimi(paul'ün mimlediği ve halen yapamadığım iki mim de mevcut şuan ama en kısa zamanda onları da yapmaya çalışacağım ^^)
Hayatımda beni en çok etkileyen bir hikayeyi/masalı yazmamı paylaşmamızı istiyor mim. Benim daha önce Sergül Abla'nın bloğunda okuduğum bir kızılderili hikayesiydi bu. Sanırım 3-4 sene önce falan okudum bu hikayeyi. Duyguları yönetmeyi oldukça net bir şekilde anlatan bir hikayeydi. Bakalım sen beğenecek misin :)

11 Ekim 2016 Salı

Melodilerle Kendini İfade Ediş

Şarkılar kendi içlerinde barındırdıkları dışında da anlamlar barındırırlar. Bu anlamları dinleyenler yükler şarkılara. Bugün bir şeyler yazmak yerine benim için yoğun anlamlar yüklü olan iki şarkıyı dinletmek istiyorum sana.

9 Ekim 2016 Pazar

6'lı Film Lakırdısı

Selam Sevgili Okur,
İzlediğim filmleri tek tek yazmak yerine biraz biriktirip tek yazıda yazmak daha mantıklı geldiği için 6 tane filmi biriktirip öyle yazmaya karar verdim film yazılarını. Hepsinden kısa kısa bahsedip, puanımı da verip bitireceğim yazıyı :) Umarım film arayışındakilere faydası dokunur.

2'li Film Lakırdısı için tık tık

Bahsedeceğim filmler:
- Miss Granny(Kore yapımı komedi)
- Paprika(Japon yapımı psikolojik anime)
- Deadpool(Amerikan yapımı komedi)
- The Grand Budapest Hotel(Alman-İngiliz yapımı komedi-polisiye)
- Girl With Pearl Earing(Hollanda-İngiltere yapımı biyografi-drama-romantizm)
- Juno(Amerika(?) yapımı komedi)

8 Ekim 2016 Cumartesi

Saçmalamamaya Çalışmak

(Saçmalamamaya çalışmak ama becerememek)
Selam Sevgili Okurcum,
O çok eğlenerek yazdığım yazıyı mı bitirip yayınlasam, yoksa film yazısı mı yazsam, yoksa yatay geçiş serisinin son iki yazısını mı yazsam gibi aklımda zibilyon tane soru varken okul yazısı yazmaya karar verdim hahah :D

6 Ekim 2016 Perşembe

Şipşak, Hızlı Yazılar: Durum Güncellemesi

Selllam Sevgili Okur :)
Nasılsın? İyisindir umarım. Değilsen de yazabilirsin derdini sıkıntını, beraber çözüm arayabiliriz ;)
Ben iyi hissediyorum çünkü kaç gündür üstümde olan muafiyet sınavı stresi ortadan kalktı ve sanırım sınavı da geçtim. Puanım iyiydi ama hocalar ayrıca değerlendirmeye de alacaklarmış sanırım. Bakacağız :)

5 Ekim 2016 Çarşamba

Şipşak, Hızlı Yazılar: İçime Öküz Oturtan 2 Şey

Selam Sevgili Okur,
Aşağıdaki biri şarkı klibi diğeri kısa animasyon olan bu iki videoyu ne zaman izlesem gözlerim doluyor. İzleyince anlarsın ne demek istediğimi büyük ihtimalle.
(Bu arada, sınavım yarın. Daha uzun yazılarla gelebileceğim nihayet. )





Utanmasam oturup bağıra bağıra "Anneee, babaa" diye ağlıyacağım neredeyse... 

Sevgiler
Kız

Edit: Yeni yazı yazmamak için edit yapayım dedim. Ederim ben böyle sınavın içine. Zaten muafıyet sınavı. Çalışmayacağım arkadaş. 10 haftalık ders programını 1 haftada çalışın gelin, sınavı geçin diyorlar. Yeminle kafam bir milyon oldu yaa. Geçmem her haftanın dersini haftasında çalışır öyle girerim sınava. Yeminle bir haftam zehir oldu şu lanet sınava çalışacağım diye! Uyumaya gidiyorum ben!

4 Ekim 2016 Salı

Şipşak, Hızlı Yazılar: Sence?

Mavi Gözlü Lecter'a mesaj attım.
Ona karşı hissettiğim sadece hoşlanmak olsa da gün içerisinde aklıma sık sık geliyor. Bunu ona da belli etmek istedim doğrusu, mesajı da bu yüzden attım. Bir insanı düşünüyorsanız bunu ona belli etmek gerekir, hele de o kişi gerçekten kıymetliyse sizin için. Mesajda "bütün gün seni düşünüyorum" yazmadım tabii ki :D Üniversiteyi kazanıp onunda bu şehre gelmesini, kafa dengi tanıdık birilerine ihtiyaç olduğunu yazdım. Sana birisi böyle bir mesaj atsaydı ne hissederdin Okurcum? Mesaj yerine ulaşmış mıdır sence?
Ha bu arada, bu sefer abla demedi :D Nihayet? Evet :D

(Galileo Galilei son zamanlarda bana inanılmaz huzur veren bir grup. O kadar güzel ki şarkıları.)

Sevgiler
Kız

Şipşak, Hızlı Yazılar: Don't Start Me Talkin' Beyyybi

Selam Sevgili Okur,
Şuan yarım kalmış, yazarken oldukça eğlendiğim bir postum var ama ders çalışmak zorunda olduğum için yazamıyorum. Aah~~ Son 2 gün daha dişi sıkarsam ve şu sınavı atlatırsam rahatlayacağım.
Uzun postlar yazamadığım için bol bol video bırakıp gidiyorum bloğa ama idare ediver sen de :D Aşağıda gördüğünüz video 22 mükemmel Blues şarkıdan oluşan bir müzik listesi. Ben ders çalışırken dinliyorum şuan. Sen de herhangi bir işini yaparken fon müzik olarak kulllanabilirsin. Şayet "Vaktim bol, oturup hepsini tek tek dinleyebilirim" dersen de dinle bakalım, maalesef ben 1 saatimi hususi olarak ayıramıyorum şuan buna :(

Başlıktaki "Don't Start Me Talkin' ", videodaki ilk şarkının ismi. Kesinlikle çok güzel bir şarkı :))
İyi dinlemeler ^^

Sevgiler
Kız

2 Ekim 2016 Pazar

Uyumasaydık Ne Olurdu? -Video-

Selam Sevgili Okur,
Aslında blogta yazacak başka bir şeylerim var ama vaktim yok şuan, bu sebeple ben de daha önce izlemiş olduğum bir videoyu paylaşayım dedim. Videoyu tekrar izlerken son yazımın da uyku hakkında olduğu gelince gülesim geldi :D Ama cidden kasıtlı seçmedim :D