31 Mayıs 2016 Salı

Şipşak, Hızlı Yazılar: Kuyruk Dedikleri

Yarın önemli bir gün.
Yatay geçiş adına gireceğim ilk sınav.
Döktüğüm terler, yaşadığım gerginlikler, verdiğim emeklerin meyvelerini toplamaya başlama zamanı.
Stresimi ve heycanımı içtiğim bitki çayları ile dengelemeye çalışıyorum ki zaten bunları dengelediğimde bir sıkıntım kalmıyor.
Bakalım neler olacak.
Klibi izlemediğim için klipten haberim yok. Şarkı için paylaştım ^^
Sevgiler
Kız

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Sanırım durumumu kabullenip en mükemmeli yapma hedefimden vaz geçmeye başladım çünkü o mükemmeli yapacağım derken kendimi çok fazla tüketiyorum...

Daft Punk - Something About Us


Sevgiler
Kız

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Hayat Bozuntusu

Hayat. Bak.
Eğer bir şeyleri hak etmediğimi söylemek istiyorsan daha açık bir şekilde söylemen gerek çünkü anlamıyorum seni. Gerçekleri ya sert bir yumruk ya pis bir tokat gibi yapıştır, öyle bir ağzım burnumu dağıt ki kendime geleyim. Yoksa kafayı yiyeceğim!
Ederim böyle işe!
Yüzdüm yüzdüm kuyruğuna geldim ama bunaldım ya! Yemin ederim yoruldum, hem de çok yoruldum.
Çığlık atmak istiyorum Sevgili Okur, izin var mı?

Sevgiler
Kız

24 Mayıs 2016 Salı

Şipşak, Hızlı Yazılar: ------

Onu gördüm ve hemen arkamı dönüp gittim. Onun beni görmesine fırsat bile vermeden. O da benim varlığımın farkında olmayarak 10 adım ötemden, yüzünü benden tarafa dönmeden gitti. Saçları çıkmaya başlamış. Ne kadar çabuk uzuyor saçları, yakında o düz ve yumuşak görüntüsüne kavuşurlar muhtemelen. Neden arkamı dönüp gittim biliyor musun? Ona uzaktan bakarken değil ama yakınından baktığımda, onun da yüzüme baktığını ve gülümsediğini görünce suratımdaki aptal gülümsemeyi engelleyemiyorum. Onu gördüğümde kardeşlerimi okuldan almak için okuldaydım ve eğer o hâle girersem beni görebilirlerdi. İşte buradan sonrası benim için kocaman bir problem...

******

Çok hastayım, yatak döşek yatıyorum. Ders çalışamıyorum bile şuan. İlaç içmeye başladım çabuk toparlanayım diye. N'olcak bilmiyorum...

Sevgiler
Kız

20 Mayıs 2016 Cuma

Şipşak, Hızlı Yazılar: Yorgunum

Selam Sevgili Okur,
Bugün yazıyı yazmadan önce başlık attım; farklılık iyidir.
Her zaman ki gibi olan biteni döküp günün mesajını da veripgideceğim.
Mayıs'ın son günü finaller başlıyor: Finaller için okunacak 1 kitap (aslında sadece 90 küsür sayfa), izlenecdk bir dizi(başka dersin kitap alternatifiydi), çalışılacak da bir yığın konusu var.
Finaller başladıktan sonra sınavımın biriyle yatay geçiş yapmak istediğim üniversitelerden birinin ingilizce sınavı çakışıyor. Aslında bu çok büyük bir problem değil, eğer hocayı ikna edemezsem Haziran'ın sonunda olacak olan büt problem(ramazan + sıcak = %@÷÷_#!#:&€@;:,?@=^&#@). Neyseki o kaçıracağım sınav da ingilizce ve oldukça kolay seviye(hadi yine iyiyim, yırttım kefeni)

Benim hem finallere hem de yatay geçiş için olan sınava hazırlanmam lazım(yeni başlamıyorum çalışmaya yanlış anlaşılma olmasın) ve şuan yorgunluktan kolumu kaldıracak hâlim yok. Sabah biraz dinlenip uyuyayım dedim, uyutmadılar. Hiç abartmıyorum 1 saatte 10 defa uyandırdılar. Evde 2 kişi hasta onlarla uğraştım durdun, birazda huzursuzluklar oldu bu sıralar.

Ağlamak istiyorum sevgili okur ama ona bile enerjim yok.

(Kolaj bana aittir :D )
Sevgiler
Kız

17 Mayıs 2016 Salı

Şipşak, Hızlı Yazılar: Homojenleştiremediklerimizden Misiniz?

Selam Sevgili Okur,
Alerjimin tekrar artması(mevsim geçişlerinde olan bir alerji) sonucu sulanmış heterojen haldeki beynimle mikemmel bir psikoloji içerisindeyim. Alınganlığım had safhada. Sanırım kilo aldım birde, kendimi beğenmez oldum. Sanırım bu beğenmememin sebeplerinden birisi de bakımı ihmal etmem. Önceden cilt bakımıma çok dikkat ederken şu ara o kadar ihmal ediyormuşum ki, krem bile sürmez olmuşum. Tüm gün dışarda olmak gerektiğindeyse cildim inanılmaz yıpranıyor. Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ. Eh o zaman, back to skin care!
Alerji demişken, deli gibi yorgunluk yapıyor yaa. Psikopat gibi uyuyorum yani öyle böyle değil. Doktora giddceğim yine mecburen çünkü önümde final haftam ve yatay geçiş için dil sınavı var ve vaktimi olabildiğince iyi kullanmam gerek. Keçi boynuzu özütü de kesin bir sonuç vermiyor maalesef ama alerjiyi hafifletiyor, söylemeden geçmeyeyim.
Telefondan yazı yazmak hiç keyifli bir iş değil yaa. Yazasım vardı ama üşendim telefonda yazınca.
Sende ne var ne yok bakayım? Hayat nasıl gidiyor?

Sevgiler
Kız

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Şipşak, Hızlı Yazılar: Sen Gelsen Yeter


Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyorum yeniden... 
Dağ başı yalnızlığı ölümden beter. 
Hiç kimse aramasa sormasa beni 
Sen gelsen yeter... 

Huzur ellerinin güzelliğidir. 

Gözlerin karşımda mutluluk denizi. 

Her sabah soframızda ekmeğimizi 

Sen bölsen yeter... 


Yüreğim seninle yaylalar kadar serin 

Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam 

Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam 

Sen dolsan yeter... 


Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm. 

Bende sabır, sende naz... 

Gündüzünden vazgeçtim, düşümde biraz 

Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter... 


Duymasa da hiç kimse 

Şâir gönlümün, sende karar kıldığını. 

Ve içimin şerha, şerha yarıldığını 

Sen bilsen yeter... 


Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi. 

Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek. 

Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek, 

Eğilsen yeter...

-Yavuz Bülent Bakiler

Sorma Sayın Sevgili Okur, nedir bendeki bu haller :D
Fazla şiir okuyan bir insan değilimdir ama arkadaşım bu şiiri bana okutunca bir garip oldum. Şimdi oldu mu adım Keltoş Mavi Gözlü Lecter'ı seven Kız :D (Kendime taktığım lakaplar vol.254841564015 )


Ay, dinle dinle ne anlatacağım şimdi :D Bugün arkadaşlarımla otantik bir kafeye gittik. Türk kahvesi içtik ben dedim hadi geyiğine fal bakalım. En şapşal arkadaşımın eline tutuşturdum fincanımı "Ne görüyorsun, söyle bakayım" dedim. Kız evirdi çevirdi fincanı ve "Burada kel birini görüyorum" dedi. O sırada o kadar zor tuttum ki kendimi gülüp çaktırmamak için. Şimdi oturup bol bol gülüyorum bunu yazarken.(Bilmeyenler için yazayım: Hoşlandığım çocuk, saçlarını sıfıra vurdurttu. Artık o bir keşiş :D ) Ya tabii ki fala inanmıyorum, sadece böyle tesadüfler olunca gülmeden edemiyorum :D Sizde gülün istedim :)


Mesela geçen buna benzer bir tesadüf daha yaşadım. Yengem sosyoloji bölümü okuyor ve gerçekten insanlar hakkında beni çok şaşırtan tespitler yapıyor. Geçen aile fotoğraflarımıza bakıyorduk. Benim 4. sınıf fotoğrafım denk geldi. Yengem önce beni buldu, baktı konuştuk güldük falan sonra durdu "Bence var ya seni bu oğlanlar arasından şu seviyordur" dedi ve benim o 4 ve 5. sınıfta hoşlandığım çocuğu gösterdi. Ağzım açık bakakaldım yengeme :D Sonra "Doğru tahmin ettin. Neye dayanarak böyle düşündün?" diye sorunca birkaç açıklama yaptı ama gerçekten çok şaşırdım. Acaba olabilir mi demeden de edemedim doğrusu :D

Var mı senin böyle ilginç tesadüflerin, varsa dinlemeyi çok isterim :)

Sevgiler
Kız

10 Mayıs 2016 Salı

Şipşak, Hızlı Yazılar: Korkarak Yaşıyorsan

"Bir düşün gerçekleşmesini bir tek şey olanaksız kılar: Başarısızlığa uğrama korkusu."
Kendime ithaf ediyorum bu şarkıyı. 
Söyle be Şebnem!
"Denizleri seviyorsan
Dalgalari da seveceksin.
Sevilmek istiyorsan
Önce sevmeyi bileceksin.
Uçmayı seviyorsan
Düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan
Yalnızca, hayatı seyredersin."

Sevgiler
Kız

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Şipşak, Hızlı Yazılar: Uzay Boşluğunda Mutlu Olmak Kolay

Selam Sevgili Okur,
Arayı çok açmamaya çalışıyorum.:Yazmak güzel şey, umarım sen de okumaktan memnunsundur :)
Siyaset kusacağım yakında. Her yerde herkes siyaset yapıyor ve gına geldi artık. Kimse de tam araştırmıyor, kulaktan dolanlarla konuşuyor. Bak şunu bilirim şunu söylerim: İçinde bulunduğun durumdan rahatsızsan ya değiştirmek için ahlaklıca çaba göstereceksin ya oradan uzaklaşacaksın ya da susacaksın. Millet anca oturduğu yerden eleştiriyor(pek çok siyasetçi içinde aynı şey geçerli). Çok rahatsızsan o adamlar gibi çalış çabala geç başa. Kimsenin fanatiği değilim, herkes hata yapıyor çünkü insanız ama Allah'ınızı severseniz ota b*ka siyaset karıştırmayın yeter artık ya! (Yüzeysel bahsettiğim bu konu hakkında derin yorumlar alırsam yayınlamayacağım arkadaşlar, buranın da siyasete bulanmasını istemiyorum. Sadece bu konu hakkındaki sitemimi belirttim çünkü şiştim.)

İngilizce. İngilizce. Her yer İngilizce. Seviyorum bu dili. Biraz daha çalışma konusunu asılırsam amacıma da ulaşacağımı umuyorum. Bakalım neler olacak?

Mavi Gözlü Lecter keşiş olmuş yahu :D Geçen bir fırsatını bulup gördüm onu(tabii ki uzaktan) ve şok geçirdim. Öğrendiğime göre fırlama arkadaşıyla anlaşıp kesmişler saçlarını. İçim acıdı yahu, saçları çok güzeldi çünkü. Yaa, ne kadar şok geçirmiş olsam da yine de çok sevimli halen ama niye kesti ki saçları? Kimin dikkatini çekmeye çalışıyor lan bu?!?!?!?(dilim giderek argoya kayıyor bu noktada :D ) Faraziyetten hiç hoşlanmıyorum yahu. Haa bu arada, telefon numarasını da buldum(bkz. üstün araştırma yeteneklerim) ama ve fakat bir işime yaramıyor çünkü numarayı ondan almadım :D Mesaj atsam sapık muamelesi görmem muhtemel(Damn it!), eh bende mal mal, whatsapp profilini stalklıyorum anca. Snapchat'den de ekleyemiyorum. Ele orta malı gibi dağıtsın telefon numarasını ooh valla ya. Tamam, ben gidip istemedim ama kendi verivereydi nolcaktı! :(

Saçmalama modumu açık unutmuşum, pardon(kapatmadım halen).

Okul, ev, kurs üçlemesiyle bir hayat sürüyorum. Ekstra bir şey yapınca günah işlemiş gibi hissediyorum. Halim nolcak bilmiyorum. O zamaaaan, Son Feci Pisiklet!!!


"Bir gün oldu görmek istediğim
Garip birkaç şeyden biri
Havada uçan bir gemi
Ve uzaylı bir deli
"Gezegeninde bir sorun mu var?"dedi
Benim bildiğim hep burası böyleydi

İnsanların hissettikleri
Bu korku ve bu merak
Ölümün kaçınılmaz
Yan etkilerine bir bak
Şansımız döner
Güler ve ağlarız
Birbirimizi keser
Düşer ve kalkarız

Aniden doğan güneş
Nasıl da ruha eş
Yolculuk nereyeydi uzaylı kardeş?
Bilirim bu yolu
Ve yorgun olduğunu
Ve etrafına bir bak
Burada güzel şeyler de var

Bu dünyayı anlamak için
Anlayış gerekmiyor
Mavi gezegenimde kırmızı
Düşünenlere bir sor
Uzay boşluğunda mutlu olmak kolay
Burada her bi' gün ayrı bir olay

Sandığımızdan daha basit
Bu gezegende kurallar
Önüne bak ve şuna inan
Para kazan gerisi yalan
Ellerini ver
Demiştin bir kere
Kurgu da güzel
İsteyenlere

Aniden doğan güneş
Nasıl da ruha eş
Yolculuk nereyeydi uzaylı kardeş?
Bilirim bu yolu
Ve yorgun olduğunu
Etrafına bir bak
Burada güzel şeyler de var

Ben çocukken
Evrenimde gizemli şeyler yaşardı
İnsanlar öldüklerinde
Farklı bir şey başlardı

Aniden doğan güneş
Nasıl da ruha eş
Yolculuk nereyeydi uzaylı kardeş?
Biliyorum solgunum
Ama ben de yorgunum
Geri bırak beni
Benim ruhum dünyevi

Aslında benim tek bildiğim
O'nu hep istediğim
Şimdi nerede bilmediğim
Evrende bir nokta var
Var
Var
Var..."

Sevgiler
Kız

4 Mayıs 2016 Çarşamba

#1 Benim Kulağımdan Müzik: Klasik Müzik

Selam Sevgili Okur,
Naber? Ne var ne yok?
Ben mi, iyiyim yaa. Kötü olduğumda idare etmeye çalışıyorum, onun dışında iyiyim :)
Bugün sana müzikten bahsetmek istiyorum. Hayır, müzikten değil; benim gözümde ve kulağımdaki müzikten bahsetmek istiyorum. Epeydir aklımdaydı bu konuda yazmak ama açıkçası biraz üşengeçlik ettim çünkü bu konuda yazacak o kadar çok şeyim var ki. Bu sebeple bu konuyu seriler halinde yazmaya karar verdim, umarım beğenirsin. Hadi bakalım, başlayalım :)


Müzik aşkım oldukça küçük yaşlarıma dayanıyor. Profesyonel bir ilgiden bahsetmiyorum, müzik kulağım vardır fakat maalesef herhangi bir müzik aleti çalmayı bilmiyorum(tabi, eğer elime bir fırsat geçerse kesinlikle piyano öğrenmek istiyorum.). Bu husus o kadar önemli değil bence, çünkü bir şeyi sevmek için profesyonellik gerekmez zaten, haksız mıyım? Şu yaşıma kadar dile bakmadan, türüne bakmadan; sadece hissettirdiklerine bakarak çeşit çeşit müzik dinledim. Bu müziklerin arasında arabesk de vardı, rock da vardı, klasik müzik de. Ve hepsi içerisinde en azından bir tane sevdiğim müzik oldu. Bu kadar çok çeşit dinlemiş olmamı çevremdeki insanların ilgi duyduğu müzik türleriyle ilgilenmeme bağlıyorum(Tabii, her zaman ilgiden kaynaklı olmuyor bu. Mesela bir yolculukta şoför kimse -ki bu kişi genelde ya babam ya da dedem olurdu- onun dinlediği şarkıyı mecburen dinlerdim. Dedem arabesk ve türkü dinlerdi, babamsa yabancı(pop) da dinlerdi, türkü de, arabesk de.) Mesela annemi hayatım boyunca hep bir hanımefendi olarak gördüm(halen de öyle görmekteyim): Sanatsal anlamda pek çok şeye onun sayesinde ilgi duymaya başladım ve bunlardan birisi de klasik müzik. İsimlerine hiç bakmadığım için klasik müzik yapan müzisyenlerin hiçbirini bilmezdim, yeni yeni öğrenmeye çalışıyorum. Klasik müziğe olan bu sevgim daha çok eski filmlerin müzikleriyle oldu. Oz Büyücüsü(1939) gibi pek çok film izledim annemle beraber(diğerlerinin isimlerini hatırlayamadı...) ve o zamanlardan beri hem filmlere hem de müziklerine gerçek anlamda aşk besler oldum.

(Oz Büyücüsü'nden unutulmaz sahne ve replik: "Ev gibisi yok. Ev gibisi yok.")

Sonradan farkettiğim bir şey oldu; Tom ve Jerry gibi çizgi filmlerin arka planlarında hep klasik müzik olması. Açıkçası küçükken hiç dikkatimi çekmemişti. Belki de klasik müziğe olan sempatimi sağlayan etmenlerden birisi de onlardır, kim bilir.

Ah, tabi birde klasik müziği canlı dinleme olayı var ki bu zevke hayatımda sadece bir kez seneler önce nail olabildim. Canlı dinlemek harika bir bir şeydi ama bununla beraber görsel bir zevkti de benim için çünkü orkestra şefi, orkestrayı yönetirken adeta kendinden geçiyordu. Kesinlikle son olmayacak bu gidişim :)
Biliyorum pek çok kişi klasik müziği sıkıcı buluyor ama ben size seveceğinizi umduğum birkaç farklı klasik müzik getirdim, bakalım beğenecek misiniz :)

Smule Magic Piano oyunu sayesinde öğrendiğim ve çok hoşuma giden bir müzik. Oldukça hareketli ve şahsen dinlerken ben hiç sıkılmıyorum :)

En dinlenesilerden birisi bu bence çünkü HARRY POTTER DOSTUUUUM!!! Tek kelimeyle harika :)

Vee tabii ki Ghibli Stüdyo animelerinin müziklerine geldi sıra. Bu animelerin müziklerini orkestranın çalışını izlerken dinlemek ayrı bir keyif bana kalırsa(Allah'ım nolur bir gün canlı dinleyeyim onları) Size Ghibli Stüdyo'nun 25. yıl konserinden alıntılar yapacağım ama olur da konserin tamamını dinlemek isterseniz link için tık (konser biraz uzun olduğu için linkteki videonun bilgi kısmından dinlemek istediğiniz parçaların zamanını öğrenip ona göre dinleyebilirsiniz.)
Küçük Cadı Kiki(Kiki's Delivery Service) animesinden mükemmel bir parça.

Yürüyen Şato(Howl's Moving Castle) animesinden kesinlikle en sevdiğim parça. Burada bir şey belirtmek istiyorum. Ben buraya 25. yıl konseri videosunu ekleyeceğim ama aslında ben en çok stüdyo kayıt halini beğeniyorum. Bu sebeple eğer stüdyo kayıt halini merak ederseniz tık.

Ruhların Kaçışı(Spirited Away) animesinden harika bir parça. 

Son olarak Komşum Totoro(My Neighbor Totoro) animesinin açılış şarkısı. Aynı şekilde bu parçanın da stüdyo kaydını daha çok beğeniyorum ama maalesef youtube'dan kaldırmışlar :/

Bitirmeden değinmek istediğim bir nokta daha var. Canlı dinlemeye gitmediysem ya da ders çalışmıyorsam kesinlikle saatlerce klasik müzik dinleyebilen bir insan değilim. Yanlış bir izlenim bırakmış olmak istemem :D

Var mı sizin çok beğendiniz klasik müzik parçaları?
Bana müzik hakkında sormak istediğiniz bir şey var mı ya da "bu serinin sıradaki yazısı şu tür hakkında olsun" gibi bir isteğiniz var mı?

Sevgiler
Kız