22 Aralık 2015 Salı

Selam Ben! Ben, Ben. Tanıştığıma Memnun Oldum.

(Başlığa sebep olan söz.)
Yaşam, bize bütün kitapların öğrettiğinden daha çoğunu öğretir. Çünkü yaşam, bize karşı direnir. İnsan, ancak engellerle karşılaşıp onları aşmaya çalıştıkça kendini tanıyabilir.
-Antoine de Saint Exupéry(Küçük Prens'in yazarı)
Selam!
Çok blog okuyamıyor ve çok blog yazamıyorum farkındayım ama bunu takıntı haline getirmemeye çalışıyorum çünkü hayatımda buranın çok önemli bir yeri olsa da daha önemli olanlara ağırlık vermek zorundayım; kendi iyiliğim için. Her zaman yorum yapamasam da vakit buldukça blog okuyorum ama :)
-Kursumda ki kur geçme sınavında başarılı oldum, artık B2'yim. Yabancı hocayla devam edecekmişiz. Cumartesi ders başlıyor bakalım nasıl olacak.
-Ehliyet yazılı sınav sonuçları belli olmadı bir haa. O belli olunca direksiyon derslerine devam edeceğiz de. Araba sürmeyi bu kadar isteyeceğimi tahmin edemezdim :D
-Star Wars'a Big Bang Theory dizisinden kaynaklı merakım vardı ama şu son reklamlar o kadar merakımı arttırdı ki. Mesela bu:
İzlerken tüylerim diken diken oldu resmen :D

-Bunalımlardan bunalım beğeniyorum sıkıldıkça. Dün "Bunalıma girmeyeyim de kitap okuyayım." dedim, oturdum bir akşam boyu kitap okudum(Tam da kitabını okumuş değil mi :D) 48 sayfalık bir kitap, sözleri ilgimi çektiği için almıştım. Çevirisinde beni rahatsız eden kısımlar var ama onun dışında yazarın dilini beğendim. Başka kitaplarını da alırım ilerde ama kesinlikle bu yayın evini tercih etmeyeceğim.( Yayın evi: 6:45 ) Kitabın içeriğini merak eden olursa hakkında yazı yazarım ama özet geçecek olursak adam şizofrenin bakış açısını ve akıl hastalıklarının yorumlanmasını anlatmış. Değişik fikirler kattı bana. Seneler önce Edgar Allan Poe'dan esinlenerek yazdığım hikayem aklıma geldi ve onu okudum bu kitabı bitirince. Amatör bir hikaye olmasına ve o zamanki bilgi seviyeme rağmen şizofreniyi ifade etmeye çalışmamı beğendim. Fırsat bulunca bloğa da yazayım o hikayemi :)
-Blogda bundan sonra hikayeler Karga'dan değil. Halen görüşüyoruz ama artık hikaye anlatmıyor. Sadece haberler getirip gidiyor. Hikayeleri ben yazmak zorundayım yani artık.
-Türk Dili hocası sabah küçük bir sınav yaptı bizi. Tutunamayanlar kitabından noktalama işaretleri yapılmamış 5 sayfanın noktalama işaretleri koymamızı söyledi. Ben noktalama işaretlerine mümkün olduğunca dikkat etmeye çalışan bir insanım, bu sebeple doğru anlamı elde edinceye kadar bir cümleyle bile epey uğraşırım. Çok uğraşmamdan kaynaklı sınavda en sona kaldım ve daha 2 sayfam vardı. Hoca "Artık beni daha fazla bekletme. Olduğu kadar." dedi ve kağıdımı aldı. O sırada sınftan çıkmak üzere olan kızlardan birisi de "Roman okur gibi yapmış." tarzı bir laf etti. Fazla takılmamalıyım diyorum hatta şu ara bu takılma seviyemi en aza indirmiştim ama yinede sinirlerimi bozacak kadar bile düşünüyorum milletin laflarını...
-Okulumda müzik öğretmenliği bölümünden çok güzel sesler geliyor hep. Bugün eve giderken onların çıkışlarını kullandım sırf biraz daha piyano ve keman sesi duyabilmek için; canlı dinlemek, Youtube'dan dinlemekten daha güzel tabii ki :)
-Birini sevmek ne kadar külfet bir iş. Ayağına yapışan sakız gibi; ne kolayca kurtulabiliyor ne de yoluna devam ederken rahat edebiliyorsun.(Bu arada Kocan Kadar Konuş güzel filmdir. Kaldıysa halen izlemeyen, tavsiyemdir ^^)
-Melankoli ruh halinden kurtulmak için önce melankolik şarkı ve müziklerden uzak durmak lazım, söylemesi kolay ama gel de uygula. Elim istemeden bu şarkılara ve resimlere gidiyor. Geçen seneden kalan pis huylar bunlar işte :/
Sevgiler
Kız
Edit:Ehliyet yazılı sınavdan 96 almışım :D

16 Aralık 2015 Çarşamba

Nadide Hayat -Film-

"Diyenler sadece konuşanlardır Nadide Hanım; yaşamak isteyip yaşayamadıkları için, korkak oldukları için başkalarını ayıplayıp intikam alırlar..."
Demet Akbağ severim.
Yumuşak, dinlendirici filmleri de severim(özellikle de şuaralar epey ihtiyacım var)
Vizyona girdiğinde izlemek istediğim filmlerden ;)
Not: Bu yazıyı okuldaki bilgisayardan yazıyorum, kendi çapımda küçük gerilimler işte :D Ya bir de F klavye nasıl bir işkencedir, o kadar zorlanıyorum ki yazmakta.

Sevgiler
Kız

10 Aralık 2015 Perşembe

Düşünme Hiç "Ehliyet"

Selam :)
Yemek yerken The Big Bang Theory izliyorum genelde; bölümleri 20 dakika olduğu için yemek süresince bitiyor. Orta sezonda başladığım için diziye şuan eski bölümleri izliyorum ve şansa bakın ki bugün izlediğim bölüm sürüş ehliyeti almak hakkındaydı. Kendime yakın hissettiğim sözleri sizin için aldım. Bakın bakalım :D



Biliyorsunuz, bilimle alakalı bir bölümde okuyorum ve inşaallah gelecekte de başarılı bir bilim insanı olmak istiyorum. Bu sebeple Sheldon'ın sürücü ehliyeti alma olayını bilmin yanında önemsizleştirmeye çalışmasını ayrı bir eğlenceli buldum :D 


Neyse işte dünkü sinirli halim bugün de devam ediyordu ama bir şey oldu ve silindi(Diziyi izlemeden önce). Ehliyet kursuna saya söve gidiyordum; gitmek istemiyordum ya hani. Aslında gitmek istememe nedenim reflekslerimin henüz gelişmemiş olması ve sürerken hep hocanın müdahalesiyle sürüşümün düzelmesiydi, açıkçası beceremeyeceğimi düşünüyorudum bu işi. Bugün boş bir alanda hoca bol bol direksiyon çalıştırdı ve öyle düzeldi ki sürüşüm. Hatta arabayı sürerken yoldaki başka bir sürücüyü bile eleştirdim boşta bulunup :D Eve kadar kendim sürdüm arabayı falan ama nasıl mutlu oldum sürerken. Hoca da tabi baya motive ediyor ama sağolsun cidden sürüşüm çok iyileşti. Daha 3. dersti bugün ve 7 dersim daha var. Bilmediğim sadece park etmek kaldı, onu da öğrendim mi inşaallah iyice reflekslerime oturacak sürüşüm :) Hafta sonu da teorik sınav var, ona hazırlanıyorum bir-iki gündür. İnşaallah o da iyi geçer. Hadi bakalım, ben gaza gelmişken işimi gücümü halledeyim :)


Sizi şu ara çok severek dinlediğim bir şarkıyla bırakıyorum. Aslında Ajda Pekkan söylüyor bu şarkıyı ama ben bu videodaki bayandan dinlemeyi daha bir sevdim :)
Ajda Pekkan'dan da dinlemek isterseniz buyrun :)

İyi bakın kendinizeee ^^
Sevgiler
Kız

9 Aralık 2015 Çarşamba

Yoğunluktan Çöktüm, Buharlaşamadım...

Çok yoğunum, her günüm öylesine dolu ki. Mecburi yapmam gereken birkaç iş araya sıkıştırılmasaydı aslında çok mutluydum bu yoğunluktan ama şuan çok yoruluyorum: ablam evlenecek, ehliyet sınavım ve direksiyon dersim var. Bu 3 olayı da hiç istemiyorum aslına bakarsanız. Ablamı sevmiyorum, bana ablalığı da olmadığı için onu sevmememden rahatsızlık da duymuyorum hatta bana ve ev halkına çektirdiklerini düşününce de nefret ediyorum ondan. Sırf millet sorup durmasın diye kınasına katılacağım, sırf annem kendini yıpratmasın diye ablamın üstlenmediği alışveriş işlerinde anneme yardım ettim. Tek dileğim evlensin ve kurtulayım ondan. Millet özlersin diyor ama o hep uzaktaydı ve hiçbir zaman özlemedim onu, hatta varlığı ancak gerilim ve öfke yaratıyordu.
Ehliyet olayını da istemiyordum babam zorla kaydettirdi. Evet, çok büyük kolaylık ve rahatlık ama ben çok panik yapıyorum arabada. Aslında diğer araçlar ve yayalar olmasa çok stressiz bir iş ama onları yok edemeyiz de. Mecburen o ehliyeti almalıyım işte. Bir de malum bayan olduğumuz için her bir haltta karşı cinsler hatta bazen hemcinslerim ezmeye çalışıyor. Bu sebeple kendimi güçlü gösterecek ve yapacak hiçbir artıyı göz ardı edemem.
Çevremde kime bu yoğunluktan yakınsam, bu yoğunluğun tam benden beklenilen bir şey olduğunu söylüyor. İyi güzel de bu aralar kendime zulmediyormuşum gibi hissediyorum. Of, yoruldum işte!
------
Blog yazmak ve okumayı çok istiyorum ama gerçekten telefondan yapmak hiç kolay değil hele de kafayı yemiş bir telefonunuz varsa. Laptop almak için resmen borsa takip ediyorum. Dolar bir inmedi arkadaş, kafayı yiyeceğim. Bak Dolarcığım 2.5 olsan hatta 2.55 olsan hatta bak 2.6 olsan kabulüm. Allah'ını seversen düş artık yaa >¤<

Sevgiler
Kız

2 Aralık 2015 Çarşamba

Vizeler Bitti, Peki Ya Sonra?

(Çatı katında pencere havası verilmeye çalışılan fotoğraf :D Halbuki alakasız bir yeri çekmiştim.)
Vizeler iyi kötü bitti. Hocalarımın bir kısmının adaletsizliğini her yerde anlattığım için şuan anlatasım gelmiyor. Allah'ım sonuçlar iyi gelsin, hocalar insaflı notlandırma yapsın inşaallah (AMİN u_u) Tabi benim vizeler bitti ama çalışmalarım bitti mi? Yo-o. Çünkü önümde(2 hafta sonra) bir kur geçme sınavım var ingilizce kursunda ve bir de ehliyet sınavım var. 2 güncük dinlendim şimdi de bunları yazıp ingilizce çalışacağım :) 
Yazılacak bir sürü yazı birikti, kafamda bir sürü fikir var. Sırayla yazacağım hepsini inşaallah. Yazı fikirlerine de açığım bu arada. "Şu konuda yazabilirsin" tarzı yorumlar değerlendirmeye alınacaktır :) 
Hadi kendinize iyi bakın ^^
(Havalar nihayet sonbaharlığını hissettirdi hatta kış sonbahara doyamadan gelicek gibi. Bu havalarda güzel gidebilecek bir şarkı. Büyüsek de küçüklüğümüzün hiç ölmemesi dileğiyle.)
Sevgiler 
Kız