31 Ekim 2015 Cumartesi

Boya Bitirme Etkinliği #3

 Eveet, etkinliğe devam sayın sevgili okuyucum. Şu ara hiç blog yazmıyorum biliyorum çünkü telefondan blog yazmaktan nefret ediyorum. Bilgisayara oturdum mu da başımı rahat bırakmadıkları için blog yazamıyorum. Ben de fazla odak istemeyen bu seriye devam edeyim dedim :)
Bu çizimim çok içime sindi(dışıma barbi ☆.☆). Nedenini bilmiyorum. Bir de yakın çekim ekleyeyim. Bakalım benim kadar beğenecek misiniz.
İsmi gamzeli kız olsun. Boyutu, bu seride bulunan önceki çizimlerimden daha büyük. Yine Faber-Castel 24'lü sulu boya kalemlerimi kullandım. Hazır bu kalemlerden keyif alıyorken böyle devam edeyim. Hevesim kaçınca diğer boya kalemlerimi de kullanacağım :D
Bu arada anlatacak o kadar çok şey birikti ki. En kısa zamanda sırayla yazayım hepsini. Hadi iyi bakın kendinizee :)
Sevgiler
Kız

26 Ekim 2015 Pazartesi

Adele - Hello -Çizim-

Selaam!
Boya bitirme şenliğine dahil değil bu resim çünkü kara kalem.
Resme başlarken Adele'i çizme niyetim yoktu. O sırada Adele'in yeni şarkısını dinliyordum ve çizerken istemeden ona benzermeye başladım. Tıpatıp benzetme çabasına girmedim; klibi ve kendini andırsın yeterdi ve bence andırıyor yaa :) Sizi klip ve klipten birkaç kare ile başbaşa bırakıyorum :)
Sevgiler
Kız

25 Ekim 2015 Pazar

Roller ve Hayaller

"İş, okul, kariyer, evlilik gibi rol ve sorumluluklar alıp büyüdüğümüzü sanırız. Sadece roldür bunlar. Bunların arkasına sığınırız. Böyle bir döngüye gireriz. Böyle bir döngüye girmeyenleri de o döngüye sokmaya çalışırız. Çünkü hepimiz sıradan çoğunluk olmalıyız. Aynı ürünleri, duyguları, düşünceleri, hayatları tüketen benzeşikler.
Böyle bakımca hayat net, belirgin. Hâlbuki hayat çok seçenekli. Hayallerimiz de çok çeşitli. Gerçek yaşam gerçekler hayallere gereksinim duyar. Hayaller ise gerçekleri sevmez, gerçeklere geeksinim duymazlar.
Gerçekler bir alışkanlığa dönüşür, bunu bozan ise hayallerimizdir."(Sade ve Derin, syf.93 Roller ve hayaller)
Alıntı yapmamak için sabrettim, topluca tek yazıda bahsetmek istiyordum kitaptan ama dayanamadım çünkü aynı anda 6 kitap okumak gibi bir pis huy edindim ve bir türlü kitap bitiremiyorum. Vizeler için okuyacağım kitaba başlamadan önce Sade ve Derin'i bitirmeye karar aldım. Biter aslında; ince kitap fakat sindirerek ve altını çizerek okumayı seviyorum. Elimden geldiğince hızlanacağım artık :)
Sevgiler
Kız

21 Ekim 2015 Çarşamba

Boya Bitirme Etkinliği #2

 Selaaam
İnanamıyorum! Etkinliği başlatalı iki hafta olmuş ve ben çizim yapmamışım da paylaşmamışım da. Çok ayıpladım kendimi (`~`) Ama yoğundum siz de biliyorsunuuz.
Neyse. İki çizimle geldim bugün ^^
Kuru yaprak yapmaya çalıştım ilk defa ama çok başarılı olamamışım gibi geldi. Neyse bu ilkti, diğer seferlere daha da güzelleşir umarım :)
Bu da zenci prenses. Eteği yapmak çok güzeldi :))
Bu iki resmi Faber-Castel 24'lü sulu boya kalemleriyle yaptım. Kullanışı basit ve sonuçları çok güzel olan bir boya bu. Kuru boya yapar gibi boyuyorsun resmi sonra da sulu boya fırçasını nemlendirip boyaların üstünde geçiyorsun. 
Yalnız ben böyle küçük küçük resimler yapmaya devam edersem bitmez bu boyalar. Daha büyük bir resim yapmalıyım. 
Bu arada, etkinliğimizin iki katılımcısı oldu. Çizimlerini yayınladıkların da ben de bu yazı serim de sizi haberdar edeceğim. Şimdilik görüşmek üzere :)
Sevgiler
Kız

13 Ekim 2015 Salı

Dilekler ve Umutlar

(Huzur)
Karamsar yazılar yazmayı sevmiyorum. Şuan okuduğunuz yazı da tamamen karamsar ruh hali barındırmıyor merak etmeyin. Mümkün olduğunca az yazmaya çalışıyorum bu tip yazıları çünkü bu tip yazılar için iyi ruh tahlili yapmak, iyi ruh tahlili yapmaksa o duyguları hissetmekten geçiyor ve ben zaten geçmiş olan ya da içinde olduğum duyguları tekrar tekrar kendime hissettirerek sadece bunalımımı arttırıyorum. Yani bu tip yazıları azaltmak istemem bundan.
Bu yazı da şu ara aklımı kurcalayanların bir kısmından bahsedeceğim. Umut ve dilek ağırlıklı bir yazı olacak.
-Öncelikle başkasının yaşadığı sıkıntıları, bunalımları küçümseyen insanlara seslenmek istiyorum. Herkesin acısı kendine büyüktür ve o kişiye felaketmiş gibi gelen şey size felaket gibi gelmeyebilir. Bu, size küçümseme hakkını vermez. Karşıdaki kişi belki size sıkıntısının tamamını anlatmamış ya da anlatmış da olabilir, farketmez.  Ha, teselli etmekse amacınız: gerçekten, acıları küçümsemek iyi bir teselli taktiği değil. Tesellinin nasıl olmayacağından bahsettiysem nasıl olabileceğinden bir yöntem de paylaşayım. Karşıdaki durumunun gelip geçici olacağını göremiyorsa ve siz de benzerini yaşadıysanız o kişiye durumunun geçiciliğini göstermeniz en güzel tesellidir bence.
-Efham. Paranoya. Şüphe. Nefret ediyorum bunlardan. En çok da "korumacılık" adı altında yapılınca. Özellikle erkekler konusunda çok karşıma çıkıyor bu durum. Misal: bir kıyafet çok hoşuna gitti ve aldın. Kıyafeti giydiğinde ise bâzı farklı bakışlarla karşılaştın. Kısa, dar ya da dekolte giymediğin halde hemde(kısa, dar, dekolteyi savunma olasılığı olanlar için yazayım: sadece bizim değil, bütün toplumlarda öyle biri gördüler mi bakıyorlar. Hatta bazısı daha da ilerliyor ve sarkabiliyor da. Açıkçası bana sorarsanız nasıl sokakta slip mayoyla gezen bir erkek rahatsız ediciyse gereksiz et gösterisi yapan bir bayan da o kadar rahatsız edici. Tabi ben rahatsız oluyorum diye giymeyin demiyorum ama lütfen bana savunmayın.) Burada suç karşısınındır tamamen ama "korumacı" sıfatına sığınan tipler burada seni suçlu bulabiliyor. Ne yani, bakmasınlar diye paspal mı giyineceksin?
Başka bir misal: erkek hocan sana iyi davranıyor, bu illa sana karşı olmaması gereken hisler beslediği anlamına mı gelir? Erkek diye illa aklı hep başka niyetlerde mi olmalı? Yani bir erkek kan bağı olmayan bir bayana karşı kardeş/arkadaş/abi/baba/dede gibi hisler besleyemez mi yani? Bu düşünceler insana hayatı zehir ediyor çünkü sanki etrafındaki herkesin niyeti bozukmuş gibi hissediyor ve yaşama isteğin tükeniyor. Ha, temkinli olmayın ya da her önünüze gelen insana güvenin demiyorum. Bu saydıklarım, erkek kadın farketmez herkesin yapması gereken şeyler(en azından kendi huzuru için) ama bütün insanların yaptıklarının altından bir mana çıkarmak ancak şizofren yapar sizi.
-Yaptığınız hatalara takılı kalmak: Herkes hata yapıyor, gerçekten. En mükemmel gördüğünüz insan bile yapıyor. Bu kadar kesin konuşuyorum çünkü hepimiz insanız. Hatalarınıza takılı kalmanız sizi ancak daha çok hata yapmaya iter ve bunun sonucunda mutsuz olan siz olursunuz. Hata yapınca unutmak en rahatlatıcı şeydir. Ayrıca, başkası hatırlarsa ya da size hatırlatırsa da umursamayın çünkü o da hatalar yapıyor.
-Hevesin kırılması: Şuan yaşadığım en sıkıntılı durum. Okuduğum bölümde(moleküler biyoloji ve genetik) hedeflerim var ama. Ama işte... Sadece insanlara daha çok kulağımı tıkamalı, hastalığımın(bahar nezlesi ve grip; sağlıklı düşünmemi engelliyor) daha çabuk iyileşmesi için çabalamalıyım.
-Zaman kullanımı: Bu konu da daha önce çok problem yaşadım ama bu sene yaşamayacağım bu problemi çünkü neler yapabileceğimi öğreniyorum.
-Bir insana "safsın" deyip durmak o insanı hin ya da insan sarrafı yapmaz. Ayrıca içinde iyi niyet bulunduran insanları da saf diye damgalamanın da bir lüzumu yok. Zaten onlardan pek kalmadı bu gezegende maalesef, son kalanlara da eziyet etmeyelim lütfen...
*Dilek*
Daha anlayışlı,
Daha mantıklı,
Daha sevgi dolu
insanlar diliyorum.

*Umut*
İnsanların kötü niyetliler tarafından öldürülmediği,
Daha temiz,
Savaşsız,
Kavgasız
Bir dünya umuyorum.
Sevgiler
Kız

8 Ekim 2015 Perşembe

Anlatabiliyor Muyum? #2

Geçmişin elini bıraktım fakat arkamdan geliyor mu diye kontrol edip duruyorum. Her kontrol edişimde benden biraz daha uzaklaştığını görünce içim burkuluyor, kalbim sıkışıyor. Bunalımlı anılarla dolu geçmişimi neden tamamen ardımda bırakamıyorum? Mazoşist miyim acaba? Yanımda gelen şimdi, sürekli eteğimden çekiştiriyor ve bana hararetli bir şekilde bir şeyler anlatıyor. Önümde tempolu adımlarla ilerleyen geleceğimi gözden kaybetmemek içinse hızlı yürümem gerekiyor. Öfkeleniyorum, kalbim ağzımda atıyor, soğuk terler döküyorum. Elimde ders kitaplarım, üstümde laboratuvar önlüğüm. Bu kargaşanın içinde yoldan geçenlerin kimisi elime toz bezi tutuşturuyor kimisi yanıma bir erkek yakıştırıyor. Gereğinden fazla süslü kıyafetleri üstüme fırlatıp geçenler de var, ağzımı bantla kapamaya çalışan da.
Derin bir nefes alıyorum.
Kafamı göğe kaldırıyorum.
Yıldızlar, ay, güneş ve bulutlar. Ah, bir gökkuşağı da var.
Ayağım bir hakarete takılıyor ve tökezliyorum. Panikle adımlarımı düzenliyorum ve eski hızımdan biraz daha hızlı yürüyorum.
Anlatabiliyor muyum?

Sevgiler
Kız

Boya Bitirme Etkinliği(Kendi Çapımda Bir Şeyler)

Merhabalaaar :)
Halen midem bulanıyor ve halsizim ama canlanmaya çalışıyorum işte. Okul yazılarımı sonra yazacağım; eğer varsa merak eden bildireyim dedim :)
Bir etkinlikle karşınızdayıım! Şimdi, etkinliğin olayı şu: Ben oldukça küçük yaştan beri resim yapmayı çok seviyorum, tabi bu sevgi de beraberinde boyalar, defterler getiriyor. Evde bir sürü boyam var, kimi gerçekten uzun süre kullansam da bir türlü bitmeyen kimi ümitle alıp hüsranla sonuçlanan kimisi maymun iştahımın gazabına uğrayıp en fazla birkaç kez kullanılan boyalar. Tabi içinde benim almadığım, evdekilerin artıkları olan boyalar da var. Heh, işte baktım bir türlü kurtulamadıklarım var bu boyaların içinde ve dedim ki en iyisi bir etkinlik düzenlemek ve bu gazla hem bol bol resim yapıp yeteneğimi geliştiririm hem de boya stoğumu eritirim. Etkinlik şu şekilde:
1) Boya stoğunuz listesini çıkarıyorsunuz.
2) Her hafta en az 2 resim yapıp bu resimleri bloğunuz da paylaşıyorsunuz.
Süper resim yapıyor olmanız gerekmez, cin ali bile çizebilirsiniz. Ya daaa boyama kitabında boyama bile yapabilirsiniz.
Etkinliğe katılma şartları:
-Etkinliğe katıldığınızı bu yazının altına yorum olarak bildiriyorsunuz.
-Bloğunuzda etkinlik hakkında paylaşım yaparken de etkinlik fotoğrafını kullanıyorsunuz.
Takip falan beklentim yok, takipçi biriktirmek gibi bir çabam da yok açıkçası. Amacımı yukarı kısım da anlatmıştım zaten. Ha, ekstra olarak da başkasının işine yararsa bu etkinlik ne mutlu bana :)
Hadi ben başlıyorum. 
Boyalarım:
- Faber-Castel 24'lü Sulu Boya Kalemi
- Pritt 24'lü Kuru Boya
- Fatih 12'li Jumbo Kuru Boya
- Monami12'li Metalik Kuru Boya
- Noki 24'lü Kuru Boya
- Aihao 12'li Keçeli Kalem
- Monami 48'li Pastel Boya
- Lyra 12'li Sulu Boya
- Eksikli Grup: Fatih 24'lü kuru boya artıkları, Faber-Castel 12'li keçeli boya artıkları, renkli tükenmez kalemler.
İlk resmimi de bugün yaptım bile :)
Sevgiler 
Kız

6 Ekim 2015 Salı

*Uhm Şey, Döneceğim Yakında

Kaç gündür çok yoğunum gerek dersler gerek hayat açısından. Birde fena üşütmüşüm. Hani açıklamaya yapıyorum ki sanmayın iki gün yazdı, hevesini aldı ve gitti. Bu bloğuma düzenli yazma niyetindeyim. En azından güncel tutmaya çalışacağım. Yazacağım bir ton şey birikti zaten :) Ben biraz toparlayayım kendimi, yazarım yine :)

Sevgiler
Kız